ruhum sonbahara uyandı bu sabah

Merhaba.
Bugün izin almadan bir suç işleyeceğim!
Bir şairin şiirini çalacağım ondan habersiz hem de.
Çünkü çok ama çok sevdim kaleminden döküleni.
Tutamadım kendimi.
Kızacak belki bana, izin vermeyecek kaldır diyecek...
Bir nefeslik de olsa dursa olmaz mı?
Bilmem olur mu ki?
Sonbaharı aşka katıp kelimeleri bu oyuna alet eden bir şiir benim kalbimden uzak kalamazdı.
Ruhundan döküleni o kadar çok sevdim ki ben de kendi ruhumdan bir tutam katmak istedim.
Tadını bozmaz umarım.
Ne de olsa Sef'in Spesiyali!


“ruhum sonbahara uyandı bu sabah
gözlerim ise yalnızlığa
ellerim sensizliğe
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
özledim bakışını
tutmadım gözyaşımı, tutamadım da
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
özledim
öyle böyle değil hem de
Kasım’ı bahane ettim
yatağın sol tarafı çok soğuktu
tutmadım gözyaşımı, tutamadım da
iyi ki tanımışım dedim
iyi ki karıştırmışım seni ruhuma
ruhum sonbahara uyandı bu sabah
ve bir hayal kurdum
iki tarafı ağaçlı bir yol düşledim
birkaç eski bank
yerde sarı, kahverengi, turuncu, mor ve bordo yapraklar
geçtim oturdum bir banka
yalnız başına oturduğun zaman hemen senin yanı başına
sonbahar asılıydı havada
lakin bir tek şey hariç
sen ve o kırmızı rujun
canlılıktı, hayaldi, hayattı
gerçek olamayacak kadar güzel yaşamın alıntısıydı dudaklarında
hayalimi bir türlü bitiremedim
yarım kalıverdi öylece
bana döndüğün ve adımı sorduğun o anda
ruhum sonbahara uyandı işte
ellerim ellerini aradı
başucumda resmini
dudaklarında bizi aradı
tadını ve kokunu aradı
son kez ruhum sonbahara uyandı bu sabah
dolaştık sokaklarda öyle anlamsızca
sonbaharda lunapark
iki el de tavla, sana hep yenilsem de inadına
biraz gramofon gıcırtısı
daktiloda bir şiir
gün batımında bir vapur
elde simit, havada güvercin ve avuçta sıcacık bir çay
eee bir de adalar…
vakit geldi oturduk Kadıköy'e
biraz hayal kahvesi içtik
ruhum sonsuzluğa uyandı bu sabah
yanımda sen
gözlerimde göz bebeğinin ışıltısı
kalp atışımda nefesinin hızı
seni tarifsiz özledim
bir resimdi her film karesi
iyi ki uğramışsın hayatıma
ruhum kayboldu sonbahar yapraklarında
kalıverdi öylece
durdu dünya
ve sonra...
yudum yudum biraz
son durağa gelmiştik oysa
sonsuzluğun içindeki sonbahara”
S. Mustafa

Sanatçının eserine el uzatmak düşmez,
arsızca güzelse kaleme söz geçirmek elden gelmez!

Yorumlar

En Sevilen Karalamalar